Subaru, ilk Plug-in Hybrid aracı olan Crosstrek’i duyurdu.

Subaru Amerika tarafından ilk Plug-in- Hybrid otomobil olarak tanımlanırken, iki adet elektrik motoru ile dikkatleri üzerine çekmeyi başarıyor.  Her ne kadar bizim için yabancı gibi gözükse de, araç aslında yaklaşık altı senedir Amerika’da kendinden söz ettiriyor. 2.0 litrelik ünlü boxer motoru ve arazici kimliği, okyanus ötesi için oldukça verim aldıkları bir otomobil olduğu belirtilmekte.

Plug-in Hybrid versiyonu ile aslında bildiğimiz XV üzerinde çok sınırlı değişiklikler yapılarak, kaput ve kabin içerisinde daha çok geliştirme izlerine yer verildiğini görmekteyiz. Bunlar nelerdir peki? diye soracak olursanız.

Tasarım anlamında marşpiyel üstü krom renk plastik kaplama ve sis farların yanında “C” formundaki aynı krom plastik kaplamanın devam ettiğini görüyoruz. Bu da zaten aracı başlı başına Cross gösteren detaylardan. Ben açıkçası güncel XV’den ayıran farklı bir detay göremedim. Keza kabin içerinde de multimedya ekranının, ülkemizde güncel XV’den farklı olduğunu görmekteyiz. Asıl kaputunun altına baktığımızda  elektrik motorlarına, 2.0 litrelik direkt enjeksiyonlu SUBARU BOXER® motor, Subaru Simetrik Dört Tekerlekten Çekiş sistemi ve yeni bir Lineartronic CVT (Sürekli Değişken İletim) özelliğine sahip yeni Subaru StarDrive teknolojisinin eşlik ettiğini görmekteyiz.

Subaru StarDrive Teknolojisi, iki elektrik motoru kullanmakta olan bu ünitede ki, birinci elektrik motoru marş etmede kullanılır ve benzinli ünite tarafından dinamo edilir. İkinci elektrik motor ise, sürüş esnasında Boxer motora destek olurken, dinamosunu frenleme sistemi ile sağlar. Bu iki elektrik motor elbette birbirinde bağımsız hareket ettiğini bilmekte fayda var. 100km/s hıza kadar bu elektrik motoru, yakıt tüketimini düşürmek için ateşleme görevini üstelerken, bir çok otomobilde bu rakamların daha düşük hızlarda olması, dikkat çeken diğer bir detaylar arasında olduğunu hatırlatmakta fayda var.

Diğer tüm donanım özellikleriyle Subaru XV genlerini taşıyan Crosstrek, Uzak Doğu ve Amerika pazarı için sürdürebilirliğini devam ettirirken, Avrupa ve Türkiye için henüz bir pazar yaratılacağı konusu açıklanmış değil. Özellikle Türkiye tarafında fiyatlanamayacağı için ve yüksek maliyetler nedeniyle açıkçası ihtimal vermek bile oldukça güç.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazın
Lütfen isminizi girin